Kısa Özgeçmiş, I. Bölüm (1985-1999)

Sayın yetkili,

Bendeniz Hakan Tiryaki. İstanbul'da, 1970 yılının istihsal fakiri, kapitalizmin lanetlediği bodur Şubat ayında; bir an evvel üretimin payıma düşen emek aşamasına dahil edilmek, doymamacasına tüketmek ve bunun için de üretmek üzere dünyaya geldim. İlk, orta ve lise tabir edilen ehlileştirme ve programlama dönemimin sonunda, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nce son şeklim verilerek (1994) tepe tepe kullanılabilir hale getirildim. 1996 yılında vatani görevimi, Dz.K.K. bünyesinde - çam sulayarak ve ot biçerek - başarıyla tamamladım. Yabancı dilim; medeniyetin beşiği Britanya adasında doğup, denizaşırı sömürgelerde serpilerek gelişen İngilizce olup, beş yaş civarında sahip olduğum Türkçe bilgimle aynı düzeyde…

İş hayatıma 1985 yılında, AUER İmalat A.Ş'de genç, dinamik ve hatta hevesli bir "elektronik teknisyeni" olarak başladım. 1986 yılında adım attığım üniversite hayatı gençlik ve dinamizmimi kullanabileceğim yeni ufuklar açınca iş değiştirmek zorunda kaldım. 1986-88 yılları arasında Mehtap Pazarlama A.Ş'nin itina ile ürettiği "yanmayan, yapışmayan, dibini tutmayan" teflon tencere setlerini satmaya koyuldum. Ama ne yazık ki bilinçsiz ve nankör tüketici kitlesi ikinci yıl pul pul dökülen tavalarını başıma çalmaya başlayınca tekrar iş değiştirmem gerekti.  (Bu arada tüm çabalarıma karşın üretici firma sahibinin de bir insan olduğunu; çoluğu çocuğu , atı, katı, yatı, seyisi vb. olduğunu; ve tabii bunlara sahip olarak mutlu mesut bir birey şeklinde yaşamını sürdürebilmesinin anayasal hakkı olduğunu; ve bu hakkını da ancak bu nankör ve bilinçsiz kitlenin pul pul dökülenlerinin yerine yenilerini alması halinde mümkün olabileceğini anlatamadım!.. Halk işte!)

Sonraki işim Akkalp A.Ş'de Pazarlama Müdürlüğü oldu. (1988-1990). Neyse ki sözü geçen bilinçsiz ve nankör kitlenin zayıf bir hafızası vardır. Burada iki sene boyunca on beş - yirmi pazarlama elemanının optimum şekilde kullanımından (girişimci açısından) sorumlu olarak başarıdan başarıya koştum.  Fakat ne var ki, kıt görüşlü bir grup maliyeci bir gün içinde gelip "kaçak getirilen elektrikli mutfak eşyalarını faturasız satmak" gibi sudan bir gerekçeyle bu pür teşebbüs kuruluşu tüm itirazlarımıza rağmen kilitleyip gittiler.

1991 yılında haddim olmayarak varoluş amacımı aşıp, bir girişimci olmak hayaliyle hizmet sektörüne adım attım. Sigorta acenteliği ile iştigal eden firmamız üç yıl kadar uğraş verdikten sonra; iki ortak arasında yaşanan şiddetli geçimsizlikten, ve yönetimde gösterdiğimiz başarıyı, istihsal ve büyümede gösteremediğimizden dolayı Ticaret Sicil Arşivi'ndeki daimi istirahatgahındaki yerini aldı.

1993 yılı sonlarına doğru, havadaki nem ve güneş ışığı ile beslenmenin sırrını çözmek üzereydim ki; fotosentezin ulaşım, faturalar vb. konularda hiçbir işe yaramadığını fark ettim.  Ve dolayısıyla mola verdiğim iş hayatına -kaldığım yerden devam etmemek üzere- geri döndüm.

Bir arkadaşımın evinde gördüğüm bir bilgisayarın adının  "Macintosh" olduğunu ve hatta bu şeyi kullananlara reklam ajansı vb. bazı yerlerde para bile verdiklerini öğrendim. Ev sahipleri tarafından kovulmak pahasına on beş günlük hızlandırılmış bir Macintosh tecrübesi döneminden sonra; kişisel gayretim ve pazarlama yeteneğimin, Korozo Ambalaj A.Ş.'nin "ucuz eleman istihdamı" politikasıyla birleşmesi sonucu ambalaj sektörüne adım attım. Baş döndürücü bir hızla kendimi geliştirdim fakat diğer taraftan "ucuz eleman istihdamı politikası"nın baskısı her geçen gün daha ağır gelmeye başlayınca 1995 yılında DDF'de tasarımcı grafiker olarak ajansıma ve halkıma hizmet etmeye karar verdim. "Grafiker" sıfatı kısa zamanda dar gelmeye başlayınca aynı yılın sonunda Arme A.Ş.'de "sanat yönetmeni" sıfatını denemeye başladım, ve hatta zamanla sevdimde. Arme A.Ş'de bir yandan sanat yönetirken diğer yandan da genel tüketim eğrisindeki katkımı yükseltebileceği kanısıyla, reklam fotoğrafçılığına bulaştım. Yine baş döndürücü bir hızla gelişip, yetiştim. Boru, makine, sığır küspesi, Devrek bastonu, cezerye; derken moda, still-life, modeller, mankenler; derken profesyonel reklam fotoğrafçısı oluverdim. Arme A.Ş. ile iyi kazanıp iyi de tüketmeme karşın "sosyal güvenlik" tabir edilen şeytani buluş yüzünden yollarımız ayrıldı. Arada bir "vizite istiyorum" bile diyemedikten sonra...

1998 Ağustos ayına kadar AHHİM Ajans'ta "iyi kalpli reklam perisi" olarak çalıştım. Tüm itirazlarıma rağmen gelirim bir asgari ücret boyu bile artmayınca "ruhunu şeytana satmış bir art direktör" olarak ayrıldım.

Ağustos'tan bu yana profesyonel reklam fotoğrafçısı olarak bulabildiğim her kareyi ölümsüzleştirdim. Ancak "Asya krizi, Rusya krizi, siyasi istikrarsızlık, globalleşme, Clinton'un seks hayatı, Amazonları tüketen katil arılar, sera etkisi, buzulların erimesi" gibi ciddi sorunlar karşısında hassas ve narin Türk ekonomisinin depresyona girmesi; ve fakat tüm bunların TEK, Türk Telekom, İSKİ ve benzeri kurumlarca yeterli hafifletici sebep olarak kabul edilmemesi sonucu; Kasım ayı itibariyle %72'lik bir orana sahip olan "üniversiteli işsizler" arasındaki yerimi almış bulunuyorum.

1994 yılında adım attığım reklam sektöründe bir işletme mezunu olarak yer almamın yadırganmasına karşın sektörden hiç bir şekilde vazgeçmek niyetinde değilim. Tasarımın kimsenin tekelinde olamayacağını düşünüyorum. Kulakları duymayan bir adam çok eskiden muhteşem besteler yapıp "O burada, içimde ve hep oradaydı" demiş. Ben de diyorum ki; fikirler zihnimde ve orada kapalı kaldıkları sürece hiç bir değeri olmadığı gibi faturalarımı ödemek ve hatta daha çok tüketmek gibi bir şansım da yok.

Yukarıda yer alan özgeçmişimdeki bilgiler itibarı ile; Gayrı Safi Milli Hasılamızın artmasına ve hatta tüketim patlamasına, vergi gelirlerini arttırarak yol, su, elektrik, asfalt, çukur vb. olarak geri dönmesine katkıda bulunmayı amaçlıyorum.

Az yer çok çalışırım... Sanat yönetirim... Metin yazarım... Eskiler alırım...

Bilgilerinize, saygılarımla...

Hakan TİRYAKİ